Diyanet'e saldırıya Diaspora zırhı
Haber veya Yazı Ayrıntıları

YURTDIŞI TÜRKLER DİYANET KURUMUNA SAHİP ÇIKIYOR
Almanya'dan Diyanet İşleri Başkanlığı'na itibar suikastına karşı Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in verdiği tepki Finlandiya dahil Yurtdışı Türk Diasporasında geniş destek gördü.
Saldırıların maksatlı olduğunun ve aslen Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef aldığının farkına varan Türk Diasporası mensupları, malum örgütlere hizmet eden bu türden alçak operasyonlara kesinlikle geçit verilmeyeceğini dile getiriyorlar.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Almanya'da 4 Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) görevlisinin evlerinde yapılan aramalara sert tepki gösterdi.
Yabancı bir devletin Diyanet İşleri Başkanlığı'na karşı giriştiği bu itibarsızlaştırma operasyonuna Finlandiya'da bulunan bazı gayrimilli odakların da su taşımış olması ve güzide kurumlarımızı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin tayin ettiği resmi görevlileri mesnetsiz iddialarla karalama çabasına girişilmiş olması Finlandiya Türk Diasporası içinde de geniş boyutta tepki topladı.
Olayların başladığı günden itibaren gerek Diyanet İşleri Başkanlığı, gerekse DİTİB yaptığı açıklamalarda din görevlilerinin illegal bir faaliyet içerisinde olmadıklarını kesin bir dille kamuoyu ile paylaşmıştır.
Finlandiya'daki Diyanet görevlileri, sosyal medyada defalarca tekrarlanan iddiaların tamamen asılsız olduğunu teyit ettiler. Finlandiya'nın "belgede" adı geçen 38 ülkeden biri olduğu algısı bilhassa Finlandiya'yla ilintili sosyal medya ortamlarında yaratılmaya çalışılmış olsa da, 'işte belgesi' diye ithamların kaynağı olarak gösterilen yazının gerçek mahiyeti aydınlatıldı.
Algı operasyonu için istismar edilen belgenin Almanya, Finlandiya veya başka bir Avrupa ülkesindeki imamlarla ilintili olmadığı, terör örgüleriyle paralel hareket eden 'dost' devletlerin ve 'milli geçinen' kriptoların hakikatleri tahrif ederek siyasi rant devşirdiği 'sözde kanıt' belgede, gönül coğrafyamız olarak tanımlanan Orta Asya, Balkanlar, Afrika ve Uzak Doğu'ya atıfta bulunulduğu, bizzat Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez tarafından kanıtlarıyla basınla paylaşılmıştır.
Nitekim, Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı, Diyanet İşleri Türk İslam Birliğinin (DİTİB) kurum olarak casusluk yaptığına dair herhangi bir kanıt olmadığı tespitinde bulundu. Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı, Diyanet İşleri Türk İslam Birliğinin (DİTİB) kurum olarak casusluk yaptığına dair herhangi bir kanıt olmadığı tespitinde bulundu.
Almanya, Türk sivil toplum kuruluşlarına baskı yaparak, vatanseverler gurbetçileri sindirmeye çalışıyor. Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği’ne bağlı imamlara casus damgası vuran Almanlar, kendi mahkemelerini de tanımaz hale geldi.

DİTİB'in itibarsızlaştırılmak istendiğini savunan Görmez, DİTİB ile ilgisi olanların da rencide edildiğini dile getirerek, şunları söylemiştir: "Söz konusu ithama mesnet teşkil eden yazı, IX. Avrasya İslam Şurasında ele alınan dinin yanlış yorum, istismar ve şiddete alet edilmesi ana fikrini taşımasına rağmen asılsız bir iddia ile algı operasyonu başlatılmıştır. Bu yolla hem Başkanlığımız, hem din görevlilerimiz, hem de Almanya'da din hizmetleri yürüten DİTİB itibarsızlaştırılmak istenmiş ve müntesipleri rencide edilmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı, 40 yılı aşkın bir süredir başta Almanya olmak üzere bütün Avrupa'da yaşayan Türkiye kökenli Müslümanların öncelikle dini vecibelerini yerine getirmelerine rehberlik etmiştir.

Asılsız ve mesnetsiz iddialarla din görevlilerinin ve dini kuruluşların iç siyasete malzeme yapılmaması gerektiğini vurgulayarak bu asılsız iddiaların Almanya’da yaşayan sadece 3 milyon Türk asıllı insanı değil, 5 milyondan fazla Müslümanı rencide ettiğini dile getiren Başkan Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığında düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında şu hususların altını çizdi: “Almanya’daki din görevlilerinin illegal bir faaliyet içerisinde olmadıklarını kesin bir dille kamuoyu ile paylaşıyoruz…”
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlamıştır. Din görevlilerinin, Türkiye'ye çağrılmasının ardından evlerinde arama yapıldığı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Görmez, "Biz herhangi bir din görevlimizin basında iddia edildiği gibi casusluk denilebilecek herhangi bir eylem içerisinde olmadığını tekrar ifade etmek istiyorum. Biz iki ülke arasındaki ilişkiler zedelenmesin diye, yanlış anlaşılmaya müsait olabilecek, yetki aşımında bulunan 6 arkadaşımızı aynı süre içerisinde asli görevlerine iade ettik. Bunu yaparken, herhangi birinin basında ifade edilen suçu işlediğinden dolayı değil; öyle olsaydı başka şekilde davranırdık. Özellikle seçim atmosferinde, iki ülkenin ilişkileri zedelenmesin diye; İslam, din DİTİB, Diyanet bu polemiklere malzeme yapılmasın, diye sadece özveride bulunmak için şeklen yetki aşımında bulunduğunu kabul ettiğimiz 6 arkadaşımızı Türkiye'deki görevlerine iade ettik. Türkiye'ye döndükleri halde, Türkiye'ye dönen din görevlilerinin evlerine baskın yapılmasını sadece medyadaki polemiklerin etkisiyle siyasi tartışmaları alevlendirmek için yapılmış bir hareket olarak değerlendiriyoruz. Türkiye'ye döndükleri halde evlerine baskın yapılmış olmasını sadece siyasi ve medyatik baskı unsuruyla yapıldığı anlaşılmaktadır" diye yanıt vermiştir.
Benzeri siyasi hesap, şahsi rant ve medyatik baskı motifleriyle milli kurumlarımıza mesnetsizce saldıran yurt dışındaki malum terör örgütleriyle bağlantılı odakların ekmeklerine maalesef yağ sürüldüğü de ayrıca kaydedilmiştir. Nasılsa detaylı okunmayacağı hesabıyla söz konusu T.C. düşmanı odaklara hizmet edercesine servis ettikleri yanıltıcı belgeleri defalarca kasten 'işte belge' diyerek Finlandiya'daki sosyal medya ortamlarında paylaşanların böylece foyaları da ortaya çıkmış oldu.
Finlandiya.fi kurumsal sayfasını beğenerek takip etmeniz durumunda haberleri ve duyuruları izlemeniz kolaylaşacaktır: https://www.facebook.com/finlandiya.finlandiya/
Finlandiya'da ikamet edenler için iletişim grubumuz:
https://www.facebook.com/groups/203677459695634/?fref=ts

